-
Hey! Ben yokmuşum gibi bahsetmeyin. Bütün bu hazırlıklar benim için değil miydi? Geldik o kadar yoldan, yok efendim memenizi emmişim de yara olmuş. Efendim çıkarken  kaportayı çizmişiz falan...İyi valla! Kimsenin beni düşündüğü yok ! Ben neler çektim be! Bir kere düşünmüyorsunuz, o sessiz, sıcacık ve ıslacık ortamdan çık, gel, hava soğuk mu soğuk (kardeşim, 37 derece olmadığı sürece bana her yer soğuk), ortam kuru ve acayip gürültülü...Ne biçim şey ya, bu! Carcarcar etrafımda bir sürü insan, tam seçemiyorum da kim kimdir? Benim rahatım yerindeydi, göbekten besleniyorduk ne güzel. Şimdi em babam em! Kolay mı, siz benim çenemi gördünüz mü? Minicik! İki damla süt için, attığım taş ürküttüğüm kurbağaya değse bari...Allaaaa Alllaaaa....Adamın sinirini bozmayın. Kaka yapması bir başka dert. Ne o memenizin ucu acımış...Cimrilik yapmadan koyun adam gibi hepsini ağzıma, siz sağ ben selamet. Daha benim düşündüğüm dişler var,  onlar çıkacak...Bi de sünnet münnet kakası karıştırıyorlar zaten şunun şurasında 1 cm pipim var, onun da ucunu kaptırmaya hiç niyetim yok! Adamı hasta etmeyin! Valla diyorum, o zaman uykusuzluğu görürsünüz siz!
(Peh! Depresyonmuş, sen bir de onu bana sor, daha bunun okulu var, askerliği var, iş bulucan, kız bulucan, evlilik, beyaz eşya taksitleri....ağlıcam, bak geliyo...)UUUUUUUUUUAAAAAAAAAAAAWWWW WWWOOOOOOUUUUUUUUUU
Dr. Meltem
 
Nihayet bebeğinize kavuştunuz. Doğumdan sonraki 52 gün boyunca devam eden lohusalık dönemi neredeyse gebelik dönemi kadar özelliklidir.
 
Doğumda plasentaya ait hormonal faaliyetin kesilmesi ile tıpkı gebeliğin başında hissedilene benzer duygu salınımları yaşayabilirsiniz.
Bu dönemde bebeği emzirme güçlükleri, gaz problemleri, operasyon veya epizyotomi ağrısı, meme ucu çatlağı ve hatta bebeğin sebepsiz ve anlaşılmayan ağlamaları gibi objektif sorunlar çeşitli ve çok sayıdadır.  
 
Bütün bu sorunları ve soruları sizin için bir dökümanda derledik. Lohusalık Dönemi hakkındaki yazıyı mutlaka okuyun.
Anne Melda
 
Çocuğunuz oldu, bebenizi aldınız eve geldiniiiizzzz. Eee? Asıl zor olan zaten bundan sonrası. Bir kere müthiş bir korku sarıyor benliğinizi, şimdiye kadar hiçbir şey ve hiçbir kimse için hissetmediğiniz kadar yoğun bir kaybetme korkusu...Şimdiye kadar belki umurunuzda değildi ama ölüm korkusu. Onun yüzüne bakarak, ağlayarak kaç gece geçireceksiniz. Onun ne kadar yardıma muhtaç, zavallı ve narin olduğunu düşünecek ve kimsenin ona yaklaşmasını istemeyeceksiniz. Birileri onu kucağına alsa,  bir dişi kedi gibi hırlayacaksınız. Artık TV'deki haberler size daha acı gelecek, hayat daha zor...Kızlar. Lohusasınız. Bu zamanla azalan yoğun psikolojik bir dönem ve atlatacaksınız. Zamanla bebeğiniz serpilecek, güçlenecek, siz onunla - ve ailenizdeki diğer anneler ile- nasıl başa çıkacağınızı öğreneceksiniz, kocanız size Yeti gibi görünmeyecek -bütün gününüzü 50cm lik biri ile geçirince olabiliyor-, kilolarınızı yavaş yavaş vereceksiniz, emzirme eksperi olacaksınız, sütünüzü depolamaya bile başlacaksınız...Ama hayatınız eskisi gibi olmayacak, hayatınızın merkezi şaştı artık, sizin yörüngenin şekli değişti...Ve kaybetme korkunuz baki kalacak...Sevginiz katmerlenerek artacak, o acıma duygusu, korumaya, paylaşmaya, hayranlığa dönüşecek...Ve siz eski hayatınızı hatırlamayacaksınız. Ve eski hayatınız gözünüze bir hayli eksik ve bir hayli sığ gelecek. Yeter ki bu lohusalık günlerini atlatın. Kendinizi yıpratmayın ve asla yalnız hissetmeyin...Baştan da dedik, biz sizin yanınızdayız. Bunlarda geçecek annecik!